12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Canavar Geri Döndü
28 Mayıs 2009 / 09:27
Çanakkale Boğazı sahil şeridinde 2 yıl aradan sonra yoğun biçimde görülen “Chrysaora mediterranea” cinsi denizanalarının önlem alınmadığı takdirde insan sağlığını olumsuz etkileyeceği bildirildi.
Zehirli hücrelere sahip kahverengi görüntü oluşturan denizanalarının bulunduğu alanlarda denize girilmesinin büyük risk oluşturacağı ileri sürüldü ve bu bölgelerin karantinaya alınması önerildi.
ÇOMÜ Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Mustafa Alparslan zehirli denizanalarına elle temas veya organların herhangi birine temas etmesi durumunda dezenktefe için kesinlikle tatlı su kullanılmaması uyarısında bulundu ve dar mayolar giyilmemesini tavsiye etti.
Boğaz’daki tehlikeye karşı Sağlık İl Müdürlüğü Çevre Sağlığı uzmanları bugün kıyılardan numuneler alıp mikrobiyolojik inceleme yapacak. İl Sağlık Müdür Vekili Dr. Ogün Akbaş, karantina önerisinde yetkinin İl Hıfzısıhha Kurulu’nda olduğunu söyledi.
Çanakkale Boğazı kıyı şeridini 2 yıl aradan sonra yeniden zehirli denizanaları kapladı. "Chrysaora mediterranea" adı verilen ve 600 milyon yıldır varlığını her türlü ortama rağmen sürdüren kahverengi denizanalarının insan sağlığı açısından önemli tehdit oluşturduğu ileri sürüldü. Chrysaora mediterranea cinsi zehirli hücrelere sahip denizanalarının dönemsel olarak kendini gösterdiği ve deniz kirliliğinin fazla olduğu bölgelerde yoğun ürediği bildirildi.

İnsan üzerindeki etkisi
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Mustafa Alparslan, şeffaf görüntüsüyle bilinen denizanalarına oranla, son zamanlarda görülen kahverengi denizanalarının çok daha zehirli canlılar olduğunu belirterek, Çanakkale Boğazı kıyalarında denize giren yurttaşların Sağlık İl Müdürlüğü tarafından uyarılıp, zehirli canlıların olduğu bölgeleri karantina altına alması gerektiğini söyledi. Prof.Dr. Alparslan, “Bu canlılara temas edilmesi halinde vücutta kızarlık, yanık ve tahriş oluşur. Böyle bir durumla karşılaşıldığında tatlı su yerine kişi deniz suyuyla zehrin bulaştığı yeri yıkayıp daha sonra amonyak ya da sirke ile dezenfekte etmeli ve ardından da en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalı” dedi.

Neler yapmak lazım
Prof.Dr. Alparslan, zehirli denizanalarının bulunduğu bölgelerde denize girilmemesi; ancak denize girenlerin de dar mayolar kullanmaması gerektiğini vurgulayarak “Göz bölgesi ve duyu organlarını olduğu kadar cinsel organlar da zehirli deniz analarından en çabuk etkilenen bölgelerdir. Zehirli canlıların cinsel organlarla temasını kesmek için boxer tipi uzun giysiler giymeleri ve gözle teması kesmek için de mutlaka deniz gözlüğü kullanmaları önerilir” dedi.

Canavarları insan yaratıyor
Zehirli denizanalarının kirlilikten kaynaklandığını ve bu kirliliğin nedeninin de insanoğlu olduğunu anlatan Prof.Dr. Alparslan “Chrysaora mediterranea cinsi deniz canlısı özellikle kanalizasyon atıklarının denize deşarj edilmesi ve buna bağlı kirlilikle oluşuyor. Yani bir anlamda insanoğlu kendi elleriyle canavar yaratıyor, sonra da çözüm için uğraşıyor. Aslında bunun için alınacak önlem, arıtma tesislerinin devreye sokulması, sahile yakın yerleşim alanlarında belediyelerin arıtma tesisleri kurmasıdır” dedi.

Sağlık Müdürlüğü devrede
Öte yandan, zehirli denizanalarıyla ilgili Sağlık İl Müdürlüğü de harekete geçti. Boğaz’daki tehlikeye karşı Müdürlüğün Çevre Sağlığı uzmanları bugün kıyılardan numuneler alıp mikrobiyolojik inceleme yapacak. İl Sağlık Müdür Vekili Dr. Ogün Akbaş, toplum sağlığının korunmasına yönelik alınacak en önemli tedbir olarak gösterilen karantina önerisine ise, yetkinin İl Hıfzısıhha Kurulu’nda olduğunu açıklamasını getirdi. Çevre Sağlığı’nın yapacağı inceleme ve üniversitenin bilimsel raporunun ardından Çanakkale sahillerinde bazı bölgelerin bu yıl uyarı amaçlı “Denize Girmek Yasak” levhalarıyla donatılmasının söz konusu olması bekleniyor.
Kaynak
Bu haber toplam 420 defa okunmuştur
TROPİK Kategorisindeki Diğer Haberler
ANKET
Sizce ülkemizde su ürünleri tanıtımı yeterli derecede yapılabiliyor mu?